Gönül senden
geçer yardan geçemez
Bağlanmış ikrara
kavi özlüyüm
Her sözüm dinleyen
özüm seçemez
Sırat köprüsünden
ince sözlüyüm
Benim sözüm çürük
değil sağ gibi
Çürük sözler
erir akar yağ gibi
Üzerinden kervan
geçer dağ gibi
Yokuşluyum sanma
beni düzlüyüm
Yolcu ateş yakmak
ile yol almaz
Erenlerin dokunduğu
çul yanmaz
Cehennemde günah
yanar kul yanmaz
Ben günahtan
sürmelenmiş gözlüyüm
Seyrani aradım
onu her yerde
Aşk-ı hakikatla
düştüm bu derde
Tuttum günahımdan
yüzüme perde
Rabbim divanında
kara yüzlüyüm
Ateş vapurunu
icat eyleyen
Yelken açıp yel
kadrini ne bilsin
Süleyman dır
kuş dilini söyleyen
Her Süleyman
dil kadrini ne bilsin
Hayvanlarda bir
kaç çeşit fıkralar
Kimi düzen aşar
kimi yorgalar
Gübreliğe inip
kokan kargalar
Has bahçede gül
kadrini ne bilsin
Seyrani babanın
beli büküldü
Ağzının içinde
dili döküldü
Davud nebi haddesinden
çekildi
Saz çalmayan
tel kadrini ne bilsin