Gaziantep Müzesi
Gaziantep arkeoloji müzesinin bitişiğinde
yer alan Zeugma Mozaik Müzesi Temmuz 2005'de Başbakan Recep Tayip Erdoğan
tarafından açıldı. Müzemiz, ülkemizin en büyük Mozaik müzesi, özgün teşhiriyle
ise dünyanın ünik müzesi haline geldi. Eski ve yeni Müze binası bir galeriyle
birbirine bağlanarak, Eski Müze, Gaziantep ve çevresindeki taşınabilir kültür
varlıklarının kronolojik sırayla sergilendiği, “kronolojik müze” olarak
düzenlendi.
Gaziantep arkeoloji müzesi 3500m2'lik teşhir alanına sahiptir. Yeni yapılan
binada 16 adet teşhir salonu, teşhiri yeniden düzenlenen eski binada ise 5 adet
teşhir salonu bulunmaktadır. Yeni binadaki teşhir salonlarında Zeugma kurtarma
kazılarında bulunan 550m.2 mozaik, 120m.2 fresk ve heykeller teşhir edilirken,
eski binada ise Gaziantep çevresinin kronolojisiyle ilgili 1752 adet eser teşhir
edilmektedir.
Zeugma Mozaik Müzesi iki katlı olup, 16 adet teşhir salonu bulunmaktadır. Alt
katta, Zeugma 2000 yılı kurtarma kazılarında meydana çıkarılan Poseidon ve
Euphrates villalarının sütunlu avlusu, yemek odası, iç avlusu, mozaikleriyle,
freskleriyle ve orijinal mimarisiyle birlikte sergilenmektedir. Bu salonda savaş
tanrısı Mars'ın heykeli de yer almaktadır. Duvarlara da Zeugma kurtarma
kazılarında bulunan mozaikler monte edilmiştir. Her mozaiğin yanında, resimli
bilgi panoları yer almaktadır. İkinci katta, mozaikler ve mezar heykelleri
teşhir edilmektedir. Bu katın balkonundan, yeniden kurulan Poseidon villasının
avlusundaki Poseidon mozaiği ve oturma odasındaki Perseus mozaiği üstten
seyredilmektedir. Ayrıca, bu salondaki oturma sıralarından, Zeugma ve Gaziantep
çevresiyle ilgili kısa tanıtım CD leri projeksiyonla izlenebilmektedir.
Pembe giysili Theonoe'nin resmi ziyaretçilere hoş
geldiniz dercesine Müze girişinin karşısındaki mozaikte durur. Bu mozaikte,
Kointus Kalpornius. adlı mozaik sanatçısının adı da yer alır. Önünde, aşk ve
ruhun yan yana resmedildiği mozaik serilidir. Eros aşkı, Psykhe ise ruhu
simgelemektedir. Sağda bu mozaiklerin bulunduğu, villalarının maketi yer alır.
Bu maketten, Zeugma evinin avlusu, sığ havuzları, çeşmeleri ve mozaikleri
görülebilmektedir.
Ön salondan sağa doğru gezi yolu izlenildiğinde,
solda duvara monte edilen “Dionysos'un Düğünü”' nün resmedildiği mozaik görülür.
1998 yılında Zeugma'da, teşhir edildiği salondan çalınan bu mozaikte, on iki
adet figürden, günümüze sadece üç figür kalmıştır. Bu salondan ulaşılan Okeanos
salonunda, nehir tanrılarının anne ve babası Okeanos ve Tethis'in resimlerinin
olduğu mozaik ve geometrik desenli mozaikler yer alır.
Bu salondan, müzenin en büyük mekanı olan, Mars salonuna ulaşılır. Güneyinde,
Poseidon evinin peristyli, sütunları, sığ havuzu ve mozaiğiyle birlikte yeniden
kurulmuştur. Sığ havuzda, denizlerin tanrısı Poseidon, deniz canlılarının
arasında resmedilmiştir. Salonun merkezinde savaş tanrısı Mars'ın bronz heykeli,
bir elinde mızrak, diğer elinde çiçek tutarak, kızgın bakışlarla ayakta durur.
Göz bebeği gümüş ve altından yapılmıştır. Yüzünde öfke ve kızgınlık hakimdir.
Savaş ve bereketi simgelemesiyle Dünya'da bilinen tek Mars heykelidir.
Bu salonun tam karşısında “Kadınlar Odası” bulunmaktadır. Odanın tabanında,
Samsatlı Zosimos imzalı, “Aphrodite'nin Taçlandırılması” mozaiği serilidir. Bu
odanın tam karşısında, Zeugma yontusunun kadın ve erkek büstleri ve heykelleri
sergilenmektedir.
Buradan, sola dönüp, peristylin yüksek sütunlarının
yanından geçerek, Euphrates salonuna ulaşılır. Solda genç nehir tanrıları
arasında Fırat'ın nehir tanrısı Euphrates'in resmedildiği mozaik yer alır.
Yanında, Zosimos ustanın bilinen ikinci eseri olan, “Kahvaltıdaki Kadınlar” adlı
tiyatro oyununun bir sahnesinin resmedildiği mozaik mevcuttur.
İkinci katta, balkondan, Poseidon ve Perseus-Andromeda
mozaiklerinin muhteşem görünümü seyredilerek, mozaiklerin büyüsüne dalınır.
Kronolojik Müzede 5 adet teşhir salonu vardır. Bu
müzede eserler, insana duyarlı aydınlatmalı vitrinlerde teşhir edilmektedir.
Galerinin bitiminde sağa dönülerek, b akır, demir v.b. minarellerden ve deniz
canlıları ile yaprak fosillerinden oluşan tabiat tarihinin iki vitrini
seyredilir. Daha sonra ise, Mamut iskeleti ve devamında ise, İnsanoğlunun ilk
izlerini yansıtan 600.000 yıl öncesine ait, özellikle Dülük'de bulunan
paleolitik taş aletlerinin ve bunların kullanımına yönelik didaktik
materyallerin yer aldığı vitrinlerle teşhir devam etmektedir. Bu salondan Tunç
çağı salonuna geçilir. Buradan, Hitit ve AsurTaş eserlerinin bulunduğu ince uzun
salona, buradan takıların olduğu ve Zeugma'nın sembolü olan ve ziyaretcileri
baygın bakışlarıyla süzen Çingene kızının da bulunduğu, salona geçilir. Bu
salondan, Akamenid-Pers, Hellenistik ve Kommagene ile özellikle Roma dönemine
ait heykelcikler, cam eserler, kırmızı astarlı kaplar ve tıp aletlerin
sergilendiği salona girilir. Bu salonda, Zeugma kazılarında bulunan kaplar,
heykelcikler, sikkeler, mühür baskıları ve bereket tanrıçası Demeter'in heykeli
de sergilenmektedir.
Müze girişinin solunda kayaya oyulan, aile mezar
odası, lahitiyle ve mezar önüne konulan, mezar sahiplerine ait heykellerle
teşhir edilmektedir.
Theonoe'nin sevgiyi ve yaşamı simgeleyen pembe
giysisiyle başlayan müze teşhiri, kaçınılmaz sonun sergilendiği aile mezarıyla
son bulmaktadır.